anasayfa
Tarihçe |Yerleşim | Ekonomi | Turizm | Eğitim | İzmir resimleri | İlçeler
 
'İZMİR ANTİK KENTLERİ - 3
Tanrılar Kenti Pergamon
pergamon Pergamon, dünyada ilk "parşomen" kağıdının bulunduğu, yine dünyanın ilk Seramik atölyesinin kurulduğu, kütüphanesi, akropolü, yamaçta kurulu dik tiyatrosu, sağlık alanındaki uygulamaları, akropoli ile çağının çok çok
ilerisinde olan Pergamon Krallığı'nın kurulduğu kenttir. Pergamon, bugünkü Bergama'nın antik kentidir. Arkeolojik değeri yüksek sanat eserleri ile tanınan Pergamon'un en önemli ve yörenin üslubunu en iyi yansıtan Zeus Sunağı 1871 yılında Alman Carl Human tarafından bulunmuş ve parça parça taşınarak Berlin Müzesi'ne götürülüp burada yeniden inşa edilmiştir.
Halen Berlin Müzesi'nde sergilenen Zeus Sunağı, ülkemizin, yurtdışında bulunan ve geri getirilmesi için çalışılan en önemli kültür mirasları arasında yer almaktadır.
Bergama'nın antik ismi olan "Pergamon" kale, burç, hisar, kapalı yer anlamını taşımaktadır. Ion, Hellen, Roma ve Bizans dönemlerine ait anıtsal yapılara sahip Bergama Antik Kenti, Hellenistik dönemin bilim, kültür ve sanat merkezidir.
pergamon
Büyük İskender'in ölümünü takip eden yıllarda generali Lysimachos Pergamon'u kendisine üs edinir ve 3000 altınlık büyük hazinesini de buraya taşır. Lysimachos'un ölümü üzerine tüm Ege kıyı yerleşimleri gibi Pergamon da Suriye Kralı Antiochos'un eline geçer. Ancak Lysimachos'un kumandanı Philetarios, Antiochos ile anlaşmanın yolunu bulur ve hazineyi de ondan kurtarır ve Bergama Krallığı'nın imarında kullanır. Bugün sanat tarihi çevrelerinde mimaride İon ve Roma stilinin yanısıra bir Bergama stilinden de söz edilmektedir. Philetarios'un ölümünün ardından oğlu Eumenes daha sonra da onun oğlu Attalos'un (MÖ. 241-197) 44 yıllık krallığı döneminde birçok sanat eseri yapılmıştır.
pergamon Attalos'un ölümünden sonra krallığı üstlenen 2. Eumenes de 38 yıllık saltanatı boyunca Alt Agora, büyük gymnasium, kütüphane ve Zeus Sunağı'nı yaptırmıştır. M.Ö. 133 yılını takip eden yıllarda Bergama, Romalıların eline geçer.
Ancak Romalılar, Bergamalıların özgürlüklerini kısıtlamaz. Kent bilim ve sanat alanındaki güçlü varlığını sürdürür. Kentin başına gelen en büyük talihsizlik ise 200 bin rulo kitabın, Antonus tarafından Kleopatra'ya hediye edilmesidir. İskenderiye Kütüphanesi ile birlikte yok olan kitaplar Bergama Krallığı'nı ve o dönemi aydınlatacak çok önemli belgeler olarak kaybolup gitmişlerdir.
Zeus Sunağı
Athena Tapınağı'nın güneyinde, bir terastır. Helenistik dönem anıt mimarisinin en güzel örneği olan sunaktan günümüze ancak temelleri kalmıştır. Zeus Sunağı, Berlin Müzesi'nde sergilenmektedir. Zeus ve Athena'ya adanan sunak, 2. Eumenes zamanında Galatlar'a karşı kazanılan savaş anısına yapılmıştır. Büyük yapıt, doğudan girilen geniş bir alanın ortasındadır. Anıtsal yapıt, üçlü podyum üstündeki mermer sunağı çevreleyen at nalı biçiminde sütunlu galeriden oluşmaktadır. Temelin üzerindeki kabartmalı frizde Helenistik heykeltraşlığın en başarılı örneği görülmektedir. 120 metre uzunluğunda, 2.30 metre yüksekliğindeki frizde, tüm tanrı ve tanrıçalar betimlenmiştir. Doğu'da; Zeus, Athena, Apollo, Artemis ve Leton'un yer aldığı Tanrılar ve Gigantlar Savaşı'nın bir bölümü görülür. Kuzey'de Oruon, Yazgı Tanrıçaları Moiralar ve Gece Tanrıçası betimlenmiştir. Güney'de Güneş Tanrısı Helios, batıda deniz ile ilgili betimler yer alır. Sütunlu galerilerin iç duvarlarında, Bergama Krallık soyunun atası sayılan Telephos ve kimi kahramanlar bulunmaktadır. Roma Ara Pacis Austus Sunağı'nın öncüsü olan Zeus Sunağı, tapınaktan ayrı bağımsız bir yapı olması, Klasik Çağlar boyunca heykeltraşlık değeri ve mimari açıdan bir dönüm noktasıdır.
Akropolis
akropolis Heron olarak adlandırılan krallar sarayı, 1. Attalos döneminde yaptırılmış abidevi bir yapıdır. Tapınak salonu ve odalar bulunur. Odalar sütunlu ve bir havlu etrafında dizilmiştir. 2. Eumenes'in, ve Attalos'un sarayları da buradadır. Heron Kral Sarayı'nın karşısında Athena Kutsal Alanı ve Athena Mabedi'nin temelleri görülür.Tapınak Zeka Tanrıçası Athena için M.Ö. 3. yy'da
tiyatronun üzerindeki terasa yaptırılmıştır. Bugün Berlin Müzesi'nde sergilenmekte olan bu tapınağın girişi, dünyanın sayılı sanat eserli arasında sayılmaktadır.
Asklepion
Sağlık ve Hekimlik Tanrısı olarak bilinen Asklepios, Apollon'un oğullarından biridir. Roma döneminde sağlık tanrısı olarak kabul edilmiştir. İlk çağlarda önemli bir sağlık merkezidir. Bergama çıkışında sağ tarafta bulunan Asklepion'da ilk görülen sütunlu caddedir. Cadde sonunda giriş yerine gelinir. MS. 22. YY'da yapılan tapınak dört korint sütunlu ve cephesi iki basamaklıdır. Sağ köşesinde yer alan büyük kare bina imparator odasıdır.
Tedavi şekilleri arasında şifali su, çamur kürü, spor, tiyatro ve okuma imkanları da bulunan alanda tiyatro ve kütüphane de bulunmaktadır. Girişte sağda bulunan bina Asklepios Tapınağı'dır ve sağlık tanrısı adına 150 yıllarında bağışlarla
akslepion
yaptırılmıştır, 23.85 metre çapında kubbeyle örtülü tapınak, 3 metre kalınlığında duvarlarla çevrilidir. İçi ise renkli mermerlerle dekore edilmiştir. Burada 80 metre uzunluğunda bir geçit bulunur ve bu dehliz su sesi ve telkinlerle hastaların iyileşmesine yardım için kullanılırdı.
geri dön
uste dön
ileri

Bubbles