| 'İZMİR ANTİK KENTLERİ - 5
|
| Klazomenai
- ( Limantepe ) - Urla
|
|
|
İzmir'in 38 kilometre
batısındaki Urla ilçesinde bulunan Klazommenai de bir İon kentidir.
Yerleşim tarihi İ.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Kenti
karadan çeviren surları iyi korunan Klazomenai (Limantepe) de
bir İon kentidir. İ.Ö. 2000'lerde önemli bir seramik merkezi konumundadır.
Eşit parsellerden oluşan Hippodamik plana göre kurulmuştur. Dünyanın
en eski limanlarından biri olarak bilinir. Kazı çalışmaları halen
süren antik kent ziyarete açıktır.
Urla'da ayrıca Osmanlı dönemine ait çok sayıda tarihi cami ve
çeşme de vardır. İlçe bozulmamış evleri ile adeta doğal bir müze
görünümündedir.
|
| Metropolis
- Torbalı
|
 |
Torbalı'nın Yeniköy ve Özbey köyleri arasında, ovaya
hakim bir tepede kuruludur. Ephesos (Selçuk), Smyrna (İzmir),
Kolophon (Değirmendere) ve Notion (Ahmetbeyli) antik kentleri
arasında kalan bu bölgede ilk |
|
| kentsel yerleşimin
M.Ö. 3. yy'da Seleukos Krallığı zamanında çevredeki höyüklerin
ve Makedonyalı muhariplerin katılmasıyla kurulmuştur. Ana Tanrıça'ya
izafeten "Ana Tanrıça Kenti" anlamındaki Metropolis adı verilmiştir.
Smiyrna - Efes yolu üzerindedir. Hellenistik dönemde altın çağını
yaşamış, Roma döneminde İmparator Augustus onuruna sunaklar dikilmiş,
Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. 7-8 Yıldır sürdürülen
kazılarla kentin kuruluş tarihçesine ilişkin önemli bulgular elde
edilmiş, Bizans ve helenistik yapı kalıntılarının altında Geometrik
ve Arkaik Çağ'a ait malzeme ile birlikte, M.Ö. 3 bine, yani Erken
Bronz Çağı'na kadar inen, tarih öncesine ait seramik kap parçaları,
taş baltalar ve obsidyen parçaları bulunmuştur.
|
| Kale surları
halen ayaktadır. Akropolda Ares Tapınağı, yamaçlarda
stoa ve tiyatro gibi anıtsal kamu yapıları vardır.
Tiyatrosunun sahne binası, orkestra döşemesi ve
oturma sıralarının bazı bölümleri ile soylu koltukları
ve sunaklar, yapılan
|
|
|
|
| kazılarla ortaya
çıkarılmıştır. Stoa da kazılarla ortaya çıkarılmış ve M.Ö. 3.
yy'ın ilk yarısında ve hayırseverlerin yardımlarıyla inşa edildiği
anlaşılmıştır. Akropol'deki surlar yaklaşık 16 binmetrekrelik
alanı çevirmekte ve Helenistik mimarinin en başarılı örneği olarak
kabul edilmektedir. Tarım, hayvancılık ve mermerciliğin yanısıra,
ortaya çıkarılan cam atölyesi ile burada üretilen cam eşya parçaları,
sanayiinin de geliştiğini gösteriyor.
|
 |
Metropolis'in çevresi de Helinistik, Roma ve Bizans dönemlerine
ait antik yapılarla doludur. Buraları, Araplıtepe, Tepeköy,
Sinektepe, ve Aslanlar Höyükleridir.Kazılarda da bu dönemlere
ait çok sayıda seramik, küpe, sikke, bronz eser, cam, toprak |
|
| ve seramik eşya
bulunmuştur. Kente adını veren Ana Tanrıça'ya ait kült mağarası
üzerine yapılan araştırmalar ve Metropolis'teki kazı çalışmaları
halen devam etmektedir. Mağarada elde edilen buluntular ve fal
listeleri, Ana Tanrıça mağarasının 'bilicilikte' kullanıldığını
ortaya koymaktadır.
|
| Claros
|
Kesin kuruluş
tarihi bilinmemekle birlikte M.Ö. 7-6. YY'larda Kolophon kenti
tarafından baş tanrı Apollo adına tapınak alanı olarak inşa edildiği
sanılmaktadır. Dor üslubu ile yapılmış olan Apollo Tapınağı, gizli
güçlere sahip kahinleri ile dünyaca ünlü idi. İon, Roma ve Bizans
dönemlerine ait kalıntılar vardır. Claros, bağımsız bir kent olmamış,
Kolophon'a bağlı olarak gelişmiştir. MÖ. 2. YY'da yapıldığı sanılan
Popylea'da, Apollo Tapınağı'na giden iki taraflı sütunlar ve heykellerle
dolu kutsal bir yol bulunur. Propylea'da, kahine danışmaya gidenlerin
yazdıkları kitabeler bulunmuştur.
Cella'nın üstündeki Apolla heykeli 7.5 metre yüksekliğindedir.
Tapınağın önünde 2.5 metre mesafede anıtsal bir altar bulunmaktadır.
Kazı çalışmaları süren ören yeri ziyarete açıktır.
|
 |
|
|
|
|