anasayfa
Tarihçe |Yerleşim | Ekonomi | Turizm | Eğitim | İzmir resimleri | İlçeler
 
KİRAZ
Toplam Nüfusu:   44 007
Şehir Nüfusu:   9 431
Köy Nüfusu:   34 576
Belde Sayısı:   -
Köy Sayısı:   52
Yüzölçümü(km2):   586
Kiraz İlçesi, (nüfusu 8955) olup İzmir'in doğu ucunda 125 km. mesafede kurulmuştur. Küçük Menderes'in sağladığı olanaklar nedeniyle antik çağlardan bu yana kışlık barınak yeri olarak en eski yerleşim birimlerinden biridir. Şemsiler ve Karaburç köylerinde kral mezarları bulunmaktadır. Tarih boyunca M.Ö. 8. Yüzyıl'da İon'lular Kleos, Bizanslılar Kilos, M.S. 1300 yıllarında Türkler Keleş adını vermişlerdir. Daha sonra cumhuriyet döneminde Kiraz adını almıştır. İlçedeki tarihi eserler arasında Aydınoğlu camii, Suludere camii ve hamamı, Hisar kalesi ve Yağlar kalesi önemlidir. Bağları ve meyve bahçeleriyle ün yapmış Kiraz, önemli bağcılık ve tarım merkezidir. Kiraz antik çağlardan bu yana toplumlar tarafından yerleşme ve kışlık barınak yeri olarak seçilmiştir. M.Ö. VIII Yüzyılında İzmir ve çevresinde parlak bir uygarlık kuran İonlar zamanında Kiraz İlçesine " Kışlık Barınak" anlamına gelen "Kleos" denilirdi. İlçe İonlardan sonra sırası ile Grek, Pers, Roma ve Bizanslıların istilasına uğramıştır. Bizanslılar döneminde İlçeye " Çanakova" anlamına gelen " Kilos" denilmiştir. M.S. 1300 yıllarına doğru İlçe Türk hakimiyetine "Aydınoğlu Beyliğine" Türkler zamanında İlçeye "Güzel yer "anlamına gelen "Keleş'e" denilmiştir. Ancak bu kelime zamanla halk dilinde "Keles'e" dönüşmüştür. İlçenin tarihini yansıtan belli başlı eserleri, Hisar kalesi, Yağla Kalesi, Kayacık Hisar Kalesi, Aydınoğlu Camii, Suludere Camii ve hamamı, Şemsiler ile Karaburç köylerindeki kral mezarları olarak sayabiliriz. Halen eski medeniyetlerinin izlerini taşıyan eserler yöre halkı tarafından zaman zaman bulunarak çıkarılmaktadır.
ÖDEMİŞ
Toplam Nüfusu:   125 586
Şehir Nüfusu:   62 194
Köy Nüfusu:   63 392
Belde Sayısı:   9
Köy Sayısı:   75
Yüzölçümü(km2):   1 083
Bayındır'dan 35 km daha doğuya uzandığımızda Ödemiş ilçe merkezine ulaşırız. İzmir'den 113 km uzaklıkta, 60.756 kent nüfusuyla Ödemiş, İzmir ilinin en büyük ilçesidir. İlçe merkezinde her Cumartesi kurulan pazar, yörenin en önemli pazarlarından birisidir. Özellikle kadınların kendi el emeklerini sergileyip sattıkları "Kadınlar Pazarı" bölümü, acentaların tur programlarında yer almaktadır. Bu bölümde özgünlüğünü korumakta olan dantel, iğne oyası, mekik oyası ve kanaviçe gibi her türlü el işleri satılmaktadır. İğne oyaları, bilindiği gibi çok eski yıllardan günümüze ulaşan ilgi çekici bir el sanatıdır. Küçük dikiş iğnesi ile yapılan oyalar motiflerine göre adlandırılmaktadır. Ödemiş çevresinde oya yapımında kullanılan iplikler oyacılar tarafından özel olarak hazırlanmaktadır. Kumaş ve başörtüsü kenarına yapıldığı gibi, oya motiflerinin birleştirilmesi ile çeşitli boylarda farklı amaçlarla kullanılabilecek örtüler de yapılmaktadır. ( FOTO) Ödemiş'e gidince mutlaka meşhur Ödemiş kebabı, töngül pidesi, köpüoğlu mancası ve yağlı ekmek gibi yerel yiyecekleri tatmak gerekmektedir İlçe merkezi ve BİRGİ kasabası tarih ve yerel kültür zenginliklerine sahiptir. Ödemiş'in belgelerle belirlenen ilk tarihi M.Ö.3000 yıllarına dayanır. Tunç çağını takiben Anadolu'ya egemen olan Hititler Asya adı verilen bu yöreye gelmişlerdir. Yöre sırası ile Frigler, Persler ve Makedonya'lıların egemenliğine girmiştir.M.Ö.130 yıllarında Romalıların egemenliğine geçen yöre M.S. 395 yıllarında Bizanslıların hakimiyetine girmiş ise de 1426 yıllarında Osmanlılar bu yörenin de sahibi olmuşlardır. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinden sonra Ödemiş'i ele geçirmek isteyenler ise mahalli halkın ve zeybeklerin sert direnişi karşısında yöreyi 3 Eylül 1922 günü terk etmişler, 1923 yılında da Anavatan'ın bir parçası olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ilçesi hüviyetini kazanmıştır.
SEFERİHİSAR
Toplam Nüfusu:   27 609
Şehir Nüfusu:   16 596
Köy Nüfusu:   11 013
Belde Sayısı:   2
Köy Sayısı:   8
Yüzölçümü(km2):   371
Suları masallara, toprakları birçok medeniyete beşik olan güzeller güzeli Seferihisar İzmir'in batısında yer alır. Etrafı zeytin ve narenciye ağaçları ile çevrilidir. Seferihisar'da diğer ilçeler gibi Egenin kıyı özelliklerini taşır. 27 km.lik kıyı sahil şeridi bulunmaktadır. Bu şerit içinde güzel plajları ve koylarıyla yaz sezonu boyunca hizmet vermektedir. Anadolu'nun Ege'ye kavuştuğu küçük bir körfez. Kaptan Piri Reis'in deyişiyle " yufka sulu demir yeri " . Denizcilerin, evlerinin sıcaklığını buldukları bir sığınak. Sakinliği, 3 000 yıl boyunca tanık olduğu zorlu insan öykülerinin bağışladığı olgunluktan olsa gerek. Sefirihisar ve çevresinde Selçuklular ve Osmanlılar tarafından yaptırılmış mescidler, hamamlar ve camiler şunlardır: Koçibey Mescidi, Gözsüzler Mescidi, Turabiye Camii, Sığacık Camii, Ağa Camii, Yeni Camii, Hıdırlık Camii. İlçenin en az İsa' dan önce 5. Yüzyılda kurulmuştur. Kısaca özetleyecek olursak Seferihisar İlçesi İskender'in komutanlarından General TSAFERİNOS tarafından kurulmuş ve bu generalin ismini almıştır. Selçuklu Türklerine gelinceye kadar Tsaferin adıyla anılan şehir, Anadolunun Türkleşmesi sırasında adına eklenen Türkçe (Hisar) kelimesiyle Trafernhisar olarak anılmıştır. Ancak halk ağzında bu sözcük kolaylıkla Seferihisar şekline dönüşmüştür. Seferihisar İzmir İli ile birlikte 1084 yılında Selçuklu Komutanlarından Emir Çaka Bey tarafından zapt olunmuştur. 1097 de ilk Haçlı Seferleri sırasında bu havali tekrar Bizans'a geçmiştir. 1101 de Emir Çaka Bey tarafından ikinci defa zapt edilmiştir. 2. Haçlı Seferinden sonra Sultan Mesut 3. Defa Seferihisar'la birlikte İzmir'i Selçuklu Sultanlığına kattı. En son İlçe olması 1884 yılında olmuştur. İlçe hudutları içerisinde 12 İon şehrinden biri olan Teos Şehri kalıntıları Sığacık Mahallesinde Osmanlı döneminden kalan Sığacık Kalesi, Camii, Hamam ayrıca Düzce Köyünde Selçuklular döneminde kalan bir medrese kalıntısı bulunmaktadır.
SELÇUK
Toplam Nüfusu:   30 251
Şehir Nüfusu:   23 063
Köy Nüfusu:   7 188
Belde Sayısı:   1
Köy Sayısı:   8
Yüzölçümü(km2):   295
Selçuk, Ege Bölgesi'nin batı kıyılarında yer alır; İzmir-Aydın otoyolunu üzerinde ve İzmir'in 73 km güneyindedir. Aynı zamanda, tertemiz kumsallı, deniz kıyısındaki Pamucak'ın 9 km. doğusundadır. 295 km2 alana sahip Selçuk'ta Akdeniz İklimi baskındır. Pamuk, zeytin ve üzümün yanısıra, turzim temel ekonomik eylemlerdir. Selçuk, 10,000 ziyaretçiyi konuk edebilir. Selçuk'a; İzmir Adnan Menderes ve Selçuk-Efes Havaalanları üzerinden ulaşılabilir. Kuşadası ve İzmir limanları denizden ulaşıma olanak verdiği gibi; başlıca otoyollarından biri üzerinde olan Selçuk'a ulaşımda, çok sayıda ve direkt otobüs seferlerinden de yararlanılabilir. Selçuk aynı zamanda çevre şehir ve ilçelere demiryolu ile de bağlıdır. M.Ö. 6000'a dayanan tarihiyle Selçuk, dünyaya yayılmış başlıca üç din için de önemlidir. ...Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Artemis Tapınağı buradadır. Meryem Ana Kilisesi ve St. John'un mezarı buradadır. İsa Bey Camii, İslam hakimiyeti döneminin önemli eserlerindendir. Ünlü Deve Güreşi festivalleri Her yıl Ocak ayının 3. haftasonunda yapılır. İlçe adını Efes Kenti kalıntıları, Meryemana Evi ve Selçuklu sanat yapıtlarıyla duyurmuştur. Selçuk'un en önemli özelliği üç dinin yerleşip gelştiği bir merkez olmasıdır. Eski dönemlerde putperestlik dünyasında Paqanizm merkezi oldu. Bugün de Efes'te kalıntılarına rastlanan Artemis Mabedi'nin 1200 m. kadar batısında Koressos Kapısı yanında ilk Efes kenti, İyon Kralı Antraklos zamanında M.Ö. 14. Yüzyılda kurulmuştur. Önceleri Eti İmparatorluğuna bağlı olarak yaşayan Lidyalılar, daha sonra bağımsızlıklarını kazanmıştır ve Sard kentini başkent yaparak Efes ile dost olmuştur. Koressos zamanında ülke çok zenginleşmiş ve Artemis çevresine II. Efes kenti kurulmuştur. II. Efes kenti V. yüzyıla kadar yaşamını sürdürmüşse de Asur ve Lidyalıların ortak saldırıları sonucu yıkılmıştır. M.Ö. V. yüzyılda Persler Efes'e egemen olmuştur. Büyük İskender'in Efes'i zorla almasının ardından Artemis Mabedinin 2,5 Km güneybatısında III. Efes kenti kurulmuştur. Bir süre Suriye ve Bergama Krallıkları yönetiminde olan kent daha sonra Bizans-Roma Krallığına bırakılır. Efes; 250 000 nüfusa ulaşmış, büyük ticaret merkezi durumuna gelmiş ve oturulamaz duruma gelerek yıkılmıştır. Efes dördüncü kez Ayasuluk Tepesi üzerine kurulur ve 1090 yılına dek Doğu Roma İmparatorluğunun elinde kalır. Daha sonra Aydınoğlu Mehmet bey'in yönetimine giren kent, 1390 yılında Osmanlıların egemenliği altına girmiş ve Valilerce yönetilmiştir. 1914'te " Ayasuluk" adı " Selçuklu" olarak değiştirilir. Ardından kent yavaş yavaş canlanmaya başlar.
geri dön
uste dön

Bubbles