| İZMİR
KAPLICALARI
|
|
|
| Kaplıcalar ve
bazı kaynaklar, çok eski tarihlerden beri 'şifa' için kullanılmışlardır.
İzmir ve çevresi, kaynak ve şifalı kaplıcalar bakımından son derece
zengindir. Bu kaynak ve kaplıcalar daha çok madensel tuzlar yönünden
zengin olduğundan, hekimlerin önerisiyle çeşitli hastalıkların
tedavisinde kullanılmaktadır. İzmir ve çevresindeki kaplıca ve
kaynaklar daha çok, romatizma, cilt hastalıkları, metabolizma
bozuklukları, kadın hastalıkları, böbrek hastalıkları, kemik hastalıkları,
kan dolaşımı bozuklukları, safra ve idrar yolu taşlarının düşürülmesi,
raşitizm, egzama, mide ve barsak rahatsızlıkları gibi hastalıklardır.
Ancak kaplıca, ılıca ve içmelerden yararlanabilmek için öncelikle
mutlaka uzman bir doktora muayene olup, hastalığınızla ilgili
bilgilenmeniz, ve doktorunuzun önerilerini almanız şart. Ayrıca
gideceğiniz kaplıcanın su yapısını da bilmeniz gerekir. Çünkü,
suyun sıcaklığı ve içeriği yarar sağladığı hastalıkları da belirler.
Örneğin tuzlu maden suları solunum yolları, kalp, damar ve romatizma
hastalıklarına, sodalı maden suları mide, bağırsak, karaciğer
ve safra kesesi hastalıklarına, sülfatlı maden suları; kalp ve
damar, karaciğer, safra kesesi hastalıkları ile beslenme bozuklukları
hastalıklarına iyi gelir. Kükürtlü maden suları solunum yolları,
beslenme bozukluğu, romatizmal hastalıklara, radyoaktif maden
suları; romatizma, kadın hastalıkları, kalp, damar, mide ve bağırsak
hastalıklarına, karbondioksitli maden suları; kalp-damar ve solunum
yolları, oligometalik maden suları da mide, bağırsak ve romatizmal
hastalıkların tedavisinde yararlı olmaktadır.
|
| BALÇOVA
KAPLICALARI - Agamemnon
|
|
|
| Adını, Troya kentine
saldıran Mykene Kralı Agamemnon'dan alan Balçova Kaplılacaları
(Agamemnon), Homeros'un destanlarında ve ve coğrafyacı Strabon'un
eserlerinde yer verildiği gibi antik dönemlerden bugüne uzanan
yüzyıllar boyunca şifa merkezi olarak kullanılmaktadır. Büyük
İskender'in ordularından bir grubun yaralarının tedavi edildiği
kaplıcalar bölgesinde antik kalıntılara rastlanmamakla birlikte,
tarihi kaynaklardan bilgi edinilmektedir. 1763 yılında Elfont
Mil isimli bir Fransız tarafından yeniden ortaya çıkarılan Agamemnon
Kaplıcaları, yeniden inşa edilmiş, daha sonraki dönemlerde konaklama
üniteleri ve çeşitli tesisler ilave edilerek günümüze kadar gelmiştir.
Kaplıcalarda sıcak su, çamur banyosu ve içme suyu bulunmaktadır.
Modern tıbbın imkanlarından da yararlanılarak tedavi yöntemleri
uygulanan kaplıcalara, gerek yurt içinden, gerekse de yurt dışından,
özellikle de Norveç'ten büyük ilgi gösterilmektedir. Su sıcaklığı
63 dereceyi bulan kaplıcalarda 3.3 oran değerinde radyoaktivite
bulunmakta ve şifalı su sodyum bikarbonat ile klorür içermektedir.
Agamemnon Kaplıcaları daha çok üst solunum yollarının kronik iltihapları,
nefritler, bazı iltihaplar, romatizma sendromları, metabolizma
bozuklukları ve deri hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır.
|
| ÇEŞME
ILICASI
|
| Su sıcaklığı 58
derece dolayında olan ılıca İzmir Çeşme yolu üzerinde ve Çeşme'ye
5 km mesafede deniz kıyısında bulunmaktadır. Ilıca ile plajın
aynı yerde bulunduğu dünyanın en ilginç ve zor bulunur ender ılıcalarından
biridir. Sodyum klorür, potasyum klorür ve
|
| magnezyum klorür
ihtiva eden suları; romatizmanın kronik her şekli, gut, şişmanlık
gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm, kadın hastalıkları,
cilt hastalıkları, karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarının
tedavisinde yararlıdır.
|
| ŞİFNE
KAPLICASI - ÇEŞME
|
| Çeşme Ilıcası'nın
kuzey doğusunda Şifne Körfezi'ndedir. Konaklama, yeme içme
tesisleri ile büyük bir havuzu ve sıra banyoları bulunan
Şifne kaplıcasının su sıcaklığı 38 derece dolayındadır ve
5.3 eman radyoaktivite içerir. Sodyum klorür ve kalsiyum
içeren kaplıca suyunun romatizma, raşitizm,
|
|
|
| kadın ve idraryolu
rahatsızlıklarıile mide - bağırsak rahatsızlıkları, egzamave kan
çıbanı gibi cilt hastalıklarına karşı da yararlı olduğu bilinmektedir.
|
| MALKOÇ
İÇMELERİ - ÇEŞME
|
| Suları karbondioksit
ve sodyum klorür içeren ve "İçmeler" diye anılan bölgede yer alan
Malkoç İçmeleri İzmir - Çeşme karayolunun 41.kilometresindedir.
Kamping ve konaklama tesisleri
|
| mevcuttur. Deniz
kenarındaki ılıcanın mide ve bağırsak rahatsızlıkları tedavisinde
yararlı olduğu bilinmektedir.
|
| GÜLBAHÇE
ILICASI
|
| Gülbahçe Körfezi'nin
deniz kenarında bulunan ılıcada bir de hamam mevcuttur. Su sıcaklığı
17 derece olan ılıca, romatizma ve cilt hastalıkları tedavisinde
kullanılmaktadır. Urla ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıktadır.
|
 |
 |
|
|
|
|